
Onu ilk 1970'li yıllarda Gazetelerden ve Karakuşak dergisinden tanıdım.1981 yılında Mecidiyeköy'deki Oyama Krate Spor Okulu'nda
talebesi olma şerefine nail oldum.Zira büyük ustayı henüz daha tanımamış olanlar var.İşte biz bu muhteşem kişiliği ve müthiş antrenmanlarını görme mutluluğunu yaşadık
...O dönemlerde bizler hocamızın 2.nesil talebeleri idik.O kadar sert antrenmanlar yapıyorduk ki,şu an üzülerek söylüyorum o antrenmanlar şimdilerde yapılsaydı
bir çok kişinin bedeni buna dayanmazdı.
Ferhat hoca Ülkemize Kyokushinkai Karate ve Ashihara Karate'yi getiren kişidir.O Türk vuruşlu Karatesinin gelmiş geçmiş en büyük otoritesidir.
Hocamızın öylebir karakter yapısı vardıki; spordan ve kişiliğinden asla taviz vermezdi.Şimdilerde bakmayın bol keseden atanlara.Onun yanında tabiri caiz ise gıkları çıkmazdı.
Hoca en sevdiğini daha çok hırpalardı,sevmediğini salondan atardı.Hocayı yolda gördüğümüzde 100 metreden esas duruşa geçerdik.O bizim savaş sanatlarında en yüce komutanımız gibiydi.
Antrenmanlarda saate bakmak,orayı burayı kaşımak,konuşmak,rahat bir şekilde durmak imkansızdı."Yoruldum" diyebilene aşkolsun.Oyama'da yani salonda böyle bir kelime kullanılması imkansızdı.
Henüz ilk kemer imtihanında dahi aşılması çok zor olan bir sınavla karşı karşıya kalıyorduk.Şimdiki siyah kemer imtihanlarına denkti bunlar.Siyah kemer imtihanlarında ise bu gün bazı salonlardaki gibi at taklayı al kemeri politikası olmazdı.Torpil denen kelime o zamanlar Oyama literatürüne giremezdi.
Hiç unutmam: Bizler Kahverengi kuşak imtihanına girmiştik.Kırışlar,katalar,kombinasyonlar ve müthiş karşılaşmalar sonucunda kimse kemer alamamıştı.O gün sadece ben Kahverengi kemer ile ödüllendirilmiştim.
Hocamızın kardeşi Ferhan rahatsızlığından dolayı imtihanda yoktu.O gün seyirci bölümünde bizi seyrediyordu.İmtihandan sonra hocamız aynen şunu dedi: "Kimsenin gözünün yaşına bakmam.Eksikleri olanlar benden kuşak beklemesin.
Ferhat hocanın talebesi torpille sınavdan geçemez.Adam olun ve dahada çalışın.Şimdi Ferhan bu gün imtihana girmedi diye benim ona torpil yapacağımı sanıyorsunuz değilmi.Ferhat hoca kardeşine torpil yaparmı göreceğiz.
Haftaya Ferhan'ın imtihanını tek yapıcam ve hepiniz göreceksiniz onu daha sert koşullarda imtihan edeceğim.
Gerçektende o gün geldiğinde Ferhanı imtihana aldı.Hepimiz seyrediyorduk.Siyah kemerli talebelerinide çağırmıştı o gün.Ferhan her teknik yapışında Ferhat hoca hem bağırıyor hemde o meşhur sopasıyla sürekli vuruyordu.
Kırışlar ve katalar aynı şekilde geçti.Sıra müsabakalara gelmişti.Salondaki tüm kişilerle müsabaka yaptırdı.Ara vermek ve dinlenmek yok,biri gidiyor diğeri geliyordu.Bir zaman
sonra bloklar düşüp resmen dayak yeme moduna geçilmişti.Ferhanı yerden kaldırıp,kaldırıp hırpalıyorlardı.Ferhana vurmayanı hoca dövüyordu.
İmtihan bittiğinde Ferhan bitkin ve her tarafı morarmıştı.Ferhat hoca herkese döndü ve "gördünüzmü Ferhat hocanın torpilini" dedi.
Ben imtihan olduğumda da siyah kemerler ile dmüsabaka yapmıştım ancak,Ferhan ile yapılan müsabakalarda daha çok müsabık vardı.Benide terden kaldırıp kaldırıp hırpaladılar ama
Ferhanın çektiği acıyı hiç birimiz çekmemiştik.
İşte sevgili arkadaşlar hoca böyle biri idi.Gözü karaydı.Dik yürür,kendinden emin bir şekilde hitap eder ve konuşurken karşısındakini etkilerdi.
Eskiden salonlara ani baskın yapar,oranın hocasını sıraya sokar antrenman yaptırırdı.Kendiside hiç bir antrenmanda
terlemeden çıkmazdı.O herkesten daha çok çalışırdı.1983 yılında beni Ümraniyedeki yeni salona antrenör olarak gönderdiğinde bir kaç kez orayada ani baskınlar yapmıştı.
Orada'da aynı disiplini gösterip göstermediğimizi incelerdi.
Sağlık nedenlerinden dolayı sporu bıraktığında,yokluğundan istifade etmeye çalışanlar oldu.Ferhat hocanın resimlerini salona asıp sırtından para kazanalar hiç hocanın kapısını çalmayanlar oldu.
Şimdi onun sayesinde Savaş sanatlarından para kazananarak geçimini temin eden,onun ismi ile yol alan bir çok kişi maalesef onu unutu.
Onun resmini ve adını sitesine koyarak "işte bakın ben bu hoca ile çalıştım,çk iyi bir hocayım,Ferhat hocanın izindeyim" gibi yalan ve reklam kokan çalışmalar içerisindeler.
Bir zamanlar kapım çalınacak ve hoca "Pat" diye salondan içeriye girecek korkusu ile yaşayanlar şimdilerde ahkam kesiyorlar.Hatta dahada ileri giderek "Ashihara Karate'nin babası,Kyokushin Karate'nin babası" gibi kelimeleri ulu orta ve açıkca
kendine maal edenler var...
Ferhat hocaya sert antrenmanlarından dolayı kızanlarda çok oldu."İnsana böyle davranılırmı?,bu kadar şiddetli sanat olurmu? diyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktu.
Şimdi hep birlikte bir düşünelim bakalım: Hoca öyle davranmasaydı bu insanlar o zamanlardan başlamazlarmıydı şımarmaya.Bu gün sporlar yumuşatıldıda ne oldu.Herkes bir " Baş" kesilmedimi?
Bu çok başlılıktan spor camiasında kopmalar yaşanmadımı? Ferhat hocanın salonunda kaç okul antrenman yapardı eskiler hatırlarlar.Şimdi aynı stilde faaliyet gösteren hocaların bir kısmı bırakın aynı salonda antrenman yapmayı,
Aynı sokaktan geçse kavga bile edecekler.
İşte hocamız sporu bireştiren,insana kendini hatırlamayı öğreten bir yapıya sahipti.Eskiler yani onu tanıyanlar iyi bilirler,hoca bu gün işin başında olsaydı kimse kimseye darılamaz,
Ahkam kesemez ve talebesi çalışırken o yazıhanade oturamazdı.
Biz bizi yetiştirenlere dua ediyoruz.Biz bizi spor yaparken sömürmeyenlere teşekkür ediyoruz.
Biz sevgili hocamız,sayın büyüğümüz,canımız hocamızı çok seviyor ve saygı ile selamlıyoruz... |