Kardeşlik Birliği
İnternette bu ibareyi merak edipte araştıranlar olmuştur sanırım.
Daha önceden yazmış olduğum bir yazımda "Savaş sanatları ve din" konusunda söz etmiştim.Kısacası adamlar yurt dışında savaş sanatları kardeşliği birliklerini kurmuşlar ve her stilden,her ülkeden savaş sanatları ustalarını kabul edip bir oluşum içerisine girmişler.Yok sen ermenisin,sen yahudisin yok sen müslümansın,yok alevisin,yok sünnisin felan demiyorlar.Üstelik kendi dininden olmayanlara dahi payeler verip onu onurlandırıyorlar.
Kendi ülkelerinde mesela: Amerikada bir çok savaş sanatı sistemi ve ustalar var.Bunlar belli zaman dilimlerinde bir araya gelerek seminerler ve eğlenceler düzenliyorlar.Bizde Wakazamurai savaş sanatı olarak bu bir çok organizasyonun kardeşlilk birliğindeyiz.Amacı dincilik olan,bölücülük olan sistem ve organizasyonlara zaten bu kurumlar savaş açmış durumda.Din ve siyaset bu kuruluşlarda barınamıyor.
 
Şimdi gelelim bizim ülkemize:
 
1980'li yıllarda Ferhat Özsert hocamızın önderliğinde Kyokushin karate uygularken karşımızda sadece olan shotokan camiası ile tatlı bir çekişme vardı.Başka gurup olmadığından yıllarca herkes kendi stilinin mücadelesini verdi.
Ferhat hocamız spora ara verdikten sonra ortaya çıkan kıvılcımlar yeni ateşler yakmaya başladı.Hocalık ve liderlik aldı başını gitti.Ferhat hoca döneminde "Ben hocayım" demeye korkanlar şimdi falanca karatenin babası,falanca sistemin devi gibi payeler edindiler.Hatta onun talebesi olduğu halde onunla hiç çalışmadım diyenler oldu.
Zaman ilerledikçe sistemler arttı.Kişiler arasında sistem kavgalarının yerini egoların tatmini ve rant aldı.Federasyonlarda nasıl yer ediniriz,kimi satmamız gerekiyor,kimi yolda bırakalım,kim güçlü,kimin parası var,kim devlete yakın gibi ahlaksızca ve spor dışı çalışmalar hız aldı.
Yukarıdaki Amerikalıların veya yabancı dediğimiz kişilerin yaptıklarını bir daha gözden geçirince utanıyoruz.
Vay o komünist sakın içimize almayalım,vay o faşist yanımıza sokmayalım,vay o AKP'li uzak duralım,biz solcuyuz gurubumuzu öyle donatalım,bizim mezheptense yönetime alalım gibi siyaset ve ayrımcılık kokan bu kaos maalesef bizde yaşanıyor.Spor teşkilatlarının yönetimleri kendi partilerinden yada kendi mezheplerinden olmazsa bu işler olmuyor.Böyle bir mantık var evet...Üstelik çok sevdiğimiz bu canım ülkemizde.
Bir federasyon öbür federasyona savaş açmış durumda,diğeri onun açığını bulmaya çalışıyor,bir başkası öbür federasyonun bitmesi için entrikalar yapıyor....Hatta aynı stilden olan bir çok kişi farklı özel veya özerk federasyonlarda çatışma içerisine girmişler.Bakıyorsunuz bir stil diğer federasyonda da yapılıyor ama ikisininde gurupları ayrı ayrı.Birileri milliyetçi diğerleri solcu vs,vs.
Bazılarının Gavur diye tabir ettiği insanların yaptığını yapamayacak kadar acizmiyiz? Ne işimiz var bizim bu tür işlerle diyemiyormuyuz? Bir federasyonun yaptığını öbürü neden alkışlamıyor? Neden bir çok kişi farklı yerlerde ve biri birileri ile konuşmuyor?
Hani biz Allaha inanıyorduk ve müslümandık.Hani kardeştik hepimiz.
Vay onun aldığı Dan sahte,vay onun belgesi yok,vay onun hocası yaramaz...Sanane kardeşim diyen neden az? Niye birileri çıkıpta bu işlere dur diyemiyor?
Türkiyede bir savaş sanatları kurulu olsa ve herkesi saflar halinde toplayıp bilgilerini sınasa,bir çoğu sınıfta kalır.Üzerine Dogi giymekten korkan ama her fırsatta bilgiçlik taslayan,makamı kimseye kaptırmayan o kadar çok kişi varki...
Ülkemizde bu tip davranış bozukluklarını tedavi edecek bir savaş sanatları komisyonu yok maalesef.Bunu bile yabancılar başarmış...Hep gavur,gavur derizya,birde onlara bakalım gavurluk yapıyorlarmı diye. Ondan sonra birileri çıkıpta gavur hayranlığı yapıyorsunuz diye sporculara saldırır,yabancıya tapıyorsunuz diye yaygara yaparlar.kendisini En vatansever diye tabir eden kişiler bile bu camiayı bir araya getiremedi.Bu hastalık virüs gibi yayılmış artık.
Gavur dediğimiz kişiler bizlere sahip çıkıp bilgi ve deneyimlerimiz karşısında saygı duruşuna geçip,kendi organizasyonlarında "TÜRK BAYRAĞI"nın dalgalanmasından gurur duyarlarken,bizim vatanseverler sizi gavurdan daha aşağı görmektedir...Türkiyede sayılı kişi ve kurumlar bu başarıları alkışlarken,birileri çıkıp başarılarımıza deli muamelesi yapmaktadırlar.
Ne yazıkki bu işleri iyi bilenler dahi kalkıp size çamur atıp arkanızdan konuşurlarken birliktelikten söz etmek biraz uzak görünüyor.
Bizler aramızda yağmalama,böl parçala,indir,devir,döv,söv işleri ile biribirimizin kuyusunu kaza duralım bakalım ne olacak sonumuz...
Bu koltuk sevdası bitmedikçe kardeşlik birliğinden söz etmek bir hayli zor olacak.
 
Şayet atalarımızın dediği gibi " İŞİ EHLİNE VERİNİZ" sözünü uygularsak bu işin altından ancak böyle kalkarız.
Yoksa " Bu bizdenmi,bu solcumu,bu sağcımı,bu alevimi" gibi sözlerle insanları bir yerlere getirerek bölücü ve parçalayıcı fikirlerden vazgeçmezsek bu işler asla olmayacaktır.
 
Yeni Federasyon kuranlar veya birliktelik için mücadele edenler kardeşlik kavramını yüreğinde benimseyip,adam kayırmadan,mezhep ayırmadan kişileri bir araya getirip daha sonra işi bilenlere işi emanet ederlerse işte o zaman Atatürk Türkiyesinin geleceği için mücadele etmiş olurlar.Aksi takdirde Atatürkün resmini duvara asıpda milletin arkasından verip veriştirmekle Atatürkçü olunmuyor.
 
Umuyorum yakın gelecekte benim gibi düşünen, gerçek kardeşlik kavramını yüreğinde benimseyen kişiler bu birliktelik konusunda bir çalışma sergileyeceklerdir.Bizlerin yeni yetişen sporculara bırakabileceğimiz en büyük hediye bu olmalıdır...
 
Nice kardeşlik duyguları ile,aydınlık ve umut dolu yarınlara....
 
Saygılarımla.
Shihan Şefik Gülten
 
Haberler
 
Oil Rig Accidents
Oil Rig Accidents Counter
DUYURULAR
 

Ashihara Karate konusunda merak ettiklerinizi lütfen bize yazınız....

HABER
 

 
Bugün 4 ziyaretçi (5 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol